Kaydol

Soru sormak, insanların sorularını yanıtlamak ve diğer insanlarla bağlantı kurmak için sosyal sorularımıza ve Cevap Motorumuza kaydolun.

Oturum aç

Soru sormak ve insanların sorularını yanıtlamak ve diğer insanlarla bağlantı kurmak için sosyal sorular ve Cevaplar Motorumuza giriş yapın.

Şifremi hatırlamıyorum

Şifreni mi unuttun? Lütfen e-mail adresinizi giriniz. Bir bağlantı alacaksınız ve e-posta yoluyla yeni bir şifre oluşturacaksınız.

Üzgünüz, soru sorma yetkiniz yok, Soru sormak için giriş yapmalısınız.

Lütfen bu sorunun neden bildirilmesi gerektiğini düşündüğünüzü kısaca açıklayın.

Lütfen bu cevabın neden bildirilmesi gerektiğini kısaca açıklayın.

Please briefly explain why you feel this user should be reported.

İçme Suyunda Renk

İçme Suyunda Renk

İçme suyunda normal şartlarda görünür seviyede renk olmamalıdır. İnsanlar genellikle 15 TCU (true colour unit) seviyesi üzerindeki rengi fark edebilirler (WHO, 2011, s.224).

İçme suyunda renk genellikle, topraktan kaynaklı renkli organik maddenin (özellikle hümik ve fülvik asitler) varlığından dolayı oluşmaktadır. Bunun dışında demir ve diğer metallerin varlığında (doğal etkenlerle veya korozyon sebepli olarak) ya da su kaynağının endüstriyel kaynaklı deşarjlarla kirlenmesi sonucunda suda renk gözlenebilir.

İçme sularında renk oluşumuna sebep olabilecek bazı maddeler Tablo 2-4’de verilmiştir.

Tabloda İçme suyunda renk yapan bazı maddeler verilmiştir.

içme suyunda renk

Çözünmüş organik maddelerden kaynaklanan renk “gerçek renk” ve askıda katıların katkısı ile oluşan renk ise “görünen renk” olarak adlandırılmaktadır.

Sağlık Üzerine Etkileri

İçme suyunda insan sağlığı açısından herhangi bir limit değer belirlenmemiştir. Ancak, özellikle dikkate değer bir değişim söz konusu ise, sudaki renk varlığının kaynağı iyi araştırılmalıdır.

Renk Arıtma Yöntemleri

Renk gideriminde; ozon, klor, klordioksit gibi kimyasallarla oksidasyon yönteminin yanı sıra koagülasyon, flokülasyon ve filtrasyon da etkin giderim sağlayabilmektedir. Bu yöntemlere alternatif/ilave olarak aktif karbon, UV, UF ve NF gibi yöntemler de renk giderimin de kullanılabilmektedir.

Nebati kaynaklı bazı tabii organik maddeler suya sarı-kahverengimsi bir renk verebilir. Bunlar yaprakların, ağaç parçalarının ve çeşitli bitkilerin su içinde çürümesi ve çözünmesi neticesi ortaya çıkarlar. Bahsedilen maddeler arasında tanninler, humik ve fulvik asitler en önemlileridir. Humik ve fulvik asitlerin molekül yapıları tam olarak bilinmemektedir. Ayrıca ‘humik asit’ ve ‘fulvik asit’ belli iki maddeye değil, özellikleri birbirine benzeyen iki grup maddeye verilen isimlerdir. Topraktaki humusa benzerlikleri sebebiyle bu maddelere ‘humik maddeler’ denmektedir.

İçme suyu kaynaklarında renge sebep olan tabii organik maddeler sağlığa zararlı olmamakla beraber, dezenfeksiyon işlemi sırasında serbest klor ile reaksiyona girerek sağlığa zararlı olabilecek klorlanmış organik bileşiklerin meydana gelmesine yol açarlar:

(Tabii organik bileşikler) + (Serbest Klor) → (Dezenfeksiyon Yan Ürünleri)

Serbest klor ile kasdedilen Cl2 (klor gazı), HOCl (hipoklorik asit) ve OCl (hipoklorit) bileşikleridir ve sofra tuzunda da bulunan klorür iyonu (Cl ) ile karıştırılmamalıdır. Klor gazı su ile karıştırıldığı zaman şu tepkimeler meydana gelir:

Cl2 + H2O ↔ HOCl + H++CI

HOCl ↔ OCl + H+

Sodyum hipoklorit (NaOCl) veya kalsiyum hipoklorit (Ca(OCl)2) suya eklendiği zaman da aynı reaksiyonlar (ters yönde) meydana gelir. Netice olarak, ister klor gazı kullanılsın, isterse hipokloritler kullanılsın, suda aynı maddeler (çözünmüş Cl2, çözünmüş HOCl ve OCl iyonu) teşekkül eder. pH değeri çok düşük değilse Cl2 eser miktardadır ve serbest klor büyük oranda HOCl ve OClhallerinde bulunur.

Yukarıda bahsedilen yan ürünlerin arasında THM’ler (trihalometanlar) en önemli yeri tutmaktadır:

Kloroform (CHCl3)
Bromodiklorometan (CHBrCl2)
Dibromoklorometan (CHBr2Cl)
Bromoform (CHBr3)

Bu maddelerin kansere sebep olabileceği kabul edilmektedir. Arıtılmış içme suyunda THM’lerin toplam miktarı 100 μg/L’yi (0.1 mg/L) aşmamalıdır. Bundan dolayı, bulanıklık gibi renk parametresinin de klorlama işleminden önce mümkün olduğu kadar düşük bir

Yukarıda söz edilen tabii organik maddelere ilaveten yükseltgenmiş demir ve manganez iyonları da suya (kırmızımsı kahverengi veya siyah) renk verebilirler. Bu maddelerin sağlığa bir zararı yoktur. Öte yandan, tekstil endüstrisindeki boyama işlemlerinden veya kağıt fabrikalarından kaynaklanan atıksular suya değişik ve yoğun renkler verebilir. seviyeye getirilmesi gerekmektedir.

Renk ölçümünde belli bir şekilde hazırlanmış potasyum kloroplatinat (K2PtCl6) çözeltisi standart olarak kullanılmaktadır. İçinde 1 mg/L K2PtCl6 bulunan (az miktarda kobalt klorür eklenmiş) bir çözeltinin renk yoğunluğu 1 renk birimi olarak kabul edilir. (Renk tayini ve bu yazıda bahsedilen diğer parametrelerin ölçümü hakkında teferruatlı bilgi için ‘Standard Methods’ isimli kitaba danışılmalıdır. Birkaç senede bir bu kitabın yeni baskıları yayınlanmaktadır. Bkz. Kaynaklar.) İçme suyunda rengin 15 birimin altında olması tavsiye edilir. Suda yüksek miktarda renk olmasının şu mahzurları vardır:

  1. Tüketici, içinde sağlığa zararlı bir madde olmasa bile, renkli bir su yerine renksiz ve berrak ama sağlık açısından güvenli olmayan bir su kaynağını tercih edebilir.
  1. Suya renk veren tabii organik maddeler serbest klor ile reaksiyona girerek sağlığa zararlı çeşitli yan ürünlerin teşekkül etmesine yol açarlar.
  2. Meşrubat, süt ürünleri, gıda, kağıt ve tekstil gibi endüstrilerde kullanılan suların renksiz olması gerekmektedir.

Benzer Yazılar

Yorum yap

Yorum yapabilmek için giriş yapmanız gerekiyor.